mutfak

1960’larda Taksim Gezisi’nde küçük salaş meyhane. Selim İleri burayı açık hava koltuk meyhanesi olarak tanımlar. İçinde bir soba ve mekânı boydan boya bölen bir tezgâh bulunurdu. Rakı, bira peynir, sucuk gibi alışılmış mezelerin yanı sıra patates tava, sahanda yumurta falan bulunur, kış günleri, dirsek dirseğe içilirdi. Yazın, camları kaldırılır, tezgâhın önüne yüksek tabureler dizilir, Ahmet Oktay’ın deyişiyle, amerikan bar görünümü verilirdi. Küçük kulübenin çevresine konulan üç beş masa ve sandalye ailelerin de felekten bir iki saat çalmalarını sağlar, büyükler içerken çocuklar çimenlerin üstünde söz işitmeden koşup yaramazlık etme fırsatı bulurdu. Yıllar boyu yazarların, çizerlerin uğrak yeri olmuştu. Edip Cansever, Metin Eloğlu, Fikret Ürgüp, Selim İleri, Afşar Timuçin uğrayanlar arasındaydı. Sennur Sezer-Adnan Özyalçıner, Tomris- Turgut Uyar çocuklarıyla gelen çiftlerdendi. Ahmet Oktay dostlarıyla paylaştığı mutfağı özlemle anar: “Metropol her yeri ele geçirdi. Kalkıp Taksim’e çıksam neye yarar ki? Mutfak’ın, parkın içindeki o salaş meyhanenin yerinde yeller estiğini bilmiyor muyum? Edip’in, Turgut’un, Metin’in öldüğünü bilmiyor muyum? Ama gözlerimi kapayıp düş kurabilirim: Tezgâhta oturuyorum, o yüksek taburelerden birinde. Güz kıpırdıyor yavaş yavaş. Bir iki sarı yaprak düşüyor. Fikret Ürgüp, elinde resim defteriyle görünüyor. Titreyen eliyle tutuyor kadehi. Bir dostun elini tutar gibi. Güvencesi, dayanağı odur, o kadehtir.”

Selim İleri İstanbul Seni Unutmadım / Ahmet Oktay Gizli Çek

Rakı Ansiklopedisi‘nden alınmıştır.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>